Sektorden Oneriler!

Merhaba Arkadaslar,

Bu yazimda Sektorde yoneticilik, takim liderligi gibi pozisyonlarda calisan teknik gorusmelere giren kisilerin ve IK/HR (Insan Kaynaklari/ Human Resources) bize aktardigi bilgileri paylasacagim.

Gorusmede neye dikkat ediyor, adayin ne gibi bilgilere sahip olmasi bekleniyor, hangi ozellikler tercih ediliyor vs. Kisacasi hangi aday neye gore tercih ediliyor ?
Ya da yolun basindaki yazilimcilara neler onerirler ?

  • Ayhan APAYDIN
    Software Development Manager
    Cybersoft / 22.09.2018
  • Alkan Arslan
    Software Development Manager , Milliyet
  • Rabia Ataşoğlu
    Recovercv & Recruit IT Kurucusu İnsan Kaynakları ve Kariyer Danışmanı
  • Ali Emrah PEKESEN
    Team Leader, Software Development – Amadeus IT Group
  • Onur Başkırt
    Software Manager , Kariyer.net
  • Erdem Ilhan
    Senior Lead – Head of Digital Experience Platforms , Deloitte
  • Hakan Erdogan
    CTO , Iyzico
  • Burak Toğrul
    Recruitment Consultant  , Neyasis Technology
  • İbrahim Kürce
    Software Team Leader , Ziraat Teknoloji
  • Ege Kayakıran
    Software Development Manager, Payment Gateway
    Asseco SEE
  • Çağlar Çoban
    Product Architect , Payment Gateway 
    Asseco SEE
  • Buket Dogan
    Banking Product Manager
    Asseco SEE
  • Huseyin Yeni
    Co-Founder
    iCanRecruit
  • Tolga Togan Duz
    Arista Bilgisayar Bilgi Teknolojileri ve Danismanlik Ltd. Sti.

    Arista Information Technologies and Consulting
  • Hande Kizir
    IT Recruitment Consultant
    ZuzuHR Recruitment Agency
  • Özcan Özay
    ‎Director of Turkey R&D Cooperation and Pre-Research Department at Huawei,
    BTK Standardization Committees Vice President
  • Ibrahim Demir
    Head of backend development
    trendyol.com
  • Sinan Özışık
    Payment Gateway Unit Manager
    Asseco SEE
  • Ümit Yılmaz Güneş
    CTO, Head of Products – İştesosyal.com GM, Yonja.com
  • Mehmet Hanifi Çelebioğlu
    Consultant
  • Volkan Istek
    Müdür Yardımcısı ,Bizim Menkul Değerler A.Ş
##############################################################

Heryerde bulabileceğiniz iş görüşmesinde dikkat edilecek noktalardan çok kendi bakış açımdan adayların genelinde eksik olduğunu düşündüğüm bazı noktalara değineceğim.

Özellikle lisans eğitimi devam eden gelecekteki mühendis adayları için birazdan belirteceğim konulara önem vermek kendilerini iş bulma yarışında birden fazla adım öne taşıyacaktır. Aslında bu maddelerin birçoğuna tüm iş hayatınız boyunca dikkat etmenin sizi hep daha iyi noktalara taşıyacağını düşünüyorum.

Mutlaka hobi olarak projeler geliştirin

Maalesef ülkemizdeki birçok üniversitenin eğitim sistemi hala sınavlar üzerine kurulmuş ve genelde güncel teknolojileri içermeyebiliyor. Bu yüzden hobi olarak bazı teknolojileri takip edin, projeler geliştirin ve yaşatın. Bu size tahmin edebileceğinizden çok fazla deneyim katacaktır ve gittiğiniz ilk iş görüşmesinde farkını mutlaka hissedeceksiniz. Neler yapabilirim diyenlere şu örnekleri verebilirim; mobil uygulama geliştirme, unity vs ile oyun geliştirme, ardunio veya rasberry pi ile projeler geliştirme, web programlama (React vb)

Sektörü yakından takip edin

İnternet ile birlikte yayılan globalleşme ile dünyanın herhangi bir yerindeki gelişmeler anında diğer bir köşesine ulaşabiliyor. Bu açıdan artık sadece kitaplara bağımlı kalmak zamanın gerisinde olmanıza sebebiyet verecektir.

Lisans eğitiminde çok da işinize yaramayacağını düşündüğünüz konular aslında bu yapıların üzerine inşa edilmiş yazılım veya donanım yapılarının üzerinde mantık yürüterek anlamlandırmanıza yarayacak. Fakat lisans eğitiminde aldığınız dersler dışında özellikle ileride çalışmayı düşündüğünüz alandaki gelişmeleri internet ortamında takip edebilirseniz iş görüşmelerinde mutlaka fark yaratacaksınız. Yazılım dünyası ile ilgili önerebileceğim haber kaynakları olarak ilk aklıma gelenlerden infoq.com , dzone.com ‘u verebilirim. Bu ve benzeri siteleri takip etmek sizi zaten birçok farklı kaynakla tanıştıracak ve en azından sektördeki gelişmeler hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır.

Mükemmeliyetçi olun

İş görüşmelerinde özellikle Y kuşağında eksikliğini gördüğüm bir özellik de mükemmeliyetçilik. Aksine verilen görevi yapıp kurtulmaya yönelik bir yol izliyorlar daha çok. Bu iş hayatında başarılı olmanız ve fark yaratarak ayrışmanız için tavsiye edebileceğim bir yaklaşım değil. Ayrıntılara girdiğiniz zaman o konu hakkında bir daha unutmayacağınız bilgiler edinebiliyorsunuz. Özellikle bazı şirketlerin işe alım süreçlerinde teknik bilginizi ölçmek üzere verdiği projelerde sadece gerekli görevleri tamamlamak yeterli olmayacaktır.

Artık üniversite sınavlarında veya ödevlerinde hocam kod çalışıyor mantığından uzaklaşmanız gerekiyor. Bu görevler bilginizi ve iş yapış şeklinizi aktarmanız için bir fırsat, bu yüzden bildiğiniz tüm teknikleri uygulayın, bilmediklerinizi araştırın. Özellikle yazılım taskları için temiz yazıma ve nesneye yönelik geliştirme ile bir uygulama geliştirmeniz isteniyorsa SOLID gibi temel prensipleri uygulamaya çalışın, bilmiyorsanız öğrenip pratik yapın. Verilen görevi tek bir algoritma ve fonksiyon ile çözüp bırakmak bu süreçte bilginizin yeterince ölçülmemesine yol açacaktır. Buna ayrıkı bazı durumlar olabiliyor; özellikle yabancı şirketler ön eleme amaçlı çok basit tasklar verebiliyor, bu taskları zaten genelde testler ile kontrol ediyorlar fakat ileriki aşamalarda detaylı projeler yapmanızı isteyebiliyorlar.

Tutkulu olun

Yaptığınız mesleği sevmek o meslekte başarılı olmak için bir numaralı gereksinim.
Tutkulu bir şekilde yaptığınız işten zevk alıyorsanız bu kendinizi geliştirmek ve başarılı olma
sürecinde size en çok yardımcı olacak özelliğiniz olacak. Eğer bunu iş görüşmesinde karşınızdakine yansıtabilirseniz bu sizin için çok büyük bir artı olacak. Yaptığı işi sevmeyen, tutkusuz hatta zorla yapıyormuş hissi veren kişilerle aynı ekipte çalışmak isteyeceğim son şey. Bunun yanında yaptığınız işi zevkli kılmaya bakın. Her zaman çok ilginç ve zevkli projelerde çalışmayacaksınız fakat kendi alanınızda işi yapma şeklinizde bu durumda bile işinizden zevk alabilirsiniz.

Paylaşımcı olun

Belki iş görüşmesinde işinize yarayacak bir özellik değil fakat iş hayatınızda ve kendinizi geliştirmekte çok faydalı olacak bir özellik. Bilgiyi paylaştıkça yaptığınız işi daha çok seveceksiniz. Başkalarının problemlerine yardımcı olmak da aynı şekilde düşünülebilir; performans değerlendirmenizde size hiçbir faydası olmasa bile başkalarının problemlerini çözmek size yepyeni deneyimler katacak. Bu paylaşımcı ortamı ekibiniz ve şirketiniz içerisinde de yaymaya çalışın.

Görüşme sırasında;

  • İstekli ve pozitif görünmeye dikkat edin.
  • Kendinizden emin olun, işi başarabileceğinizden öncelikle kendinizin şüphesi olmasın ve bunu karşıdakine aktarın.
  • STAR principle ile geçmiş deneyiminizde yaptığınız işlere yönelik senaryoları çıkarın ve bu noktalar ile ilgili sorular gelirse bu yöntem ile cevaplamaya çalışın. Detaylarını internette bulabilirsiniz.
  • Bilmediğiniz sorular geldiğinde bilmiyorum gibi cevaplar yerine cevapla ilgili kafanızdan geçenleri sesli olarak aktarın, böylelikle bilginizi ve düşünme şeklinizi karşıdakine aktarmış olacaksınız ve hatta karşıdakini size yardımcı olmaya çekeceksiniz. Hiçbir fikriniz olmayan konularda da gereksiz yere yorum yapmanız gerekmez tabi ki 🙂
  • Çalışacağınız şirket ve pozisyon hakkında sorular sorun, örneğin yazılım geliştirme akışının nasıl olduğu, ekip yapılanmasının nasıl olduğu gibi sorular sorabilirsiniz. Bu görüşme sırasında hem nefes alıp rahatlayacağınız bir vakit yaratacak hem de pozisyona olan ilginiz konusunda pozitif bir etki yaratacaktır.

Ayhan APAYDIN
Software Development Manager
Cybersoft

####################################################################

Herzaman AMATÖR BİR RUH PROFESYONEL BİR ÇALIŞMA
(Yazılıma ilk başladığında heyacanı araştırma azmini ilerleyen zamanlarda kaybedilmemesi)
Neyi neden kullandığını bilmesi ve bunu güzel açıklaması.
Girdiği projedeki mimariyi anlayıp karsındakine aktarabilmesi.
Seviyeli teknik tartışmalar yapabilen.
Dil bağımsız olması bu belli bir dil üzerinde uzmanlığı olmayacak anlamına gelmiyor.

Alkan Arslan
Software Development Manager , Milliyet

####################################################################

Merhaba
İnsan Kaynakları alanında başta IT sektörü olmak üzere; 8 yılı aşkın süredir işe alım yapmaktayım. Aynı zamanda RecoverCV olarak kişilerin profesyonel CV yazımı, Linkedin profili hazırlama ve arama motorlarına göre anahtar sözcüklere göre düzenleme ve mülakat & iş bulma danışmanlığı hizmeti vermekteyiz.
Bu noktada özellikle mülakat sürecinde bazı ipuçlarını paylaşmakta fayda duyuyorum:

  • Görüşmeye gittiğiniz pozisyonun detayının araştırılması oldukça önemli; firma araştırmasının yanı sıra başvurduğunuz pozisyondan beklenen görevin ne olduğunu anlamakta fayda var. Bir örnek üzerinden ilerlemek istersek adaya mülakata gelmeden başvurduğunuz ilanı incelediniz mi diye sorulduğunda baktım ama tam hatırlamıyorum demesi ya da varolan ilandan farklı bir görev tanımı anlatması olumsuz bir bakış açıcı yaratmaktadır.
  • İşten ayrılış sebeplerinin tutarlı ve mantık çerçevesinde açıklamak işe alım profesyoneli ya da yönetici kafasında soru işareti oluşturmamak gerekir. İşten iş bulmadan ayrılmanın sebebini oldukça net ve işyerinde memnuniyetsiz olduğunuz sebeplerin tutarlı olmasını sağlayıcı söylemlerde bulunmalısınız.
  • İngilizce dil bilgisi düzeyiniz sorulduğunda verilecek cevabın gerçek İngilizce bilginizi yansıtıyor olması gerekir. Pek çok aday İngilizcesini özgeçmisinde ileri düzey yazmasına rağmen mülakat esnasında İngilizce soru sorulduğunda konuşamaktadır. Bunun yerine mülakatta İngilizce dil bilginize ne düzeyde sorusuna; konuşma, yazma ve anlama olmak üzere seviyelerinizi ayrı ayrı belirtebilirsiniz.
  • Başvuru formu ve teknik testi doldurmayı reddetmek başvuru yapılan firmanın işe alım prosedürüne hizmet etmemek anlamına geldiği için; itiraz etmek yerine bunun bir eleme kriteri olduğunu düşünerek eğer gerçekten iş arıyorsunuz gereklilikleri yerine getirmek gerekir.
  • Aşırı samimi tavırlar içerisinde görüşme yapmanın karşı tarafı tanımadığınız için risk yarattığını söyleyebiliriz. Sizin yaptığınız espri ya da aşırı rahat tavır karşı tarafta süreci çok ciddiye almadığınız algısı yaratabilir. Size sorulan sorulara net kısa ve olması gerektiği düzeyde cevap vermelisiniz.

RecoverCV olarak gerçek bir mülakat simülasyonu sonrasında mülakat performansınızla ilgili geri bildirim almak ya da sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Detaylı bilgi için: https://www.recovercv.com/services/

Rabia Ataşoğlu
Recovercv & Recruit IT Kurucusu İnsan Kaynakları ve Kariyer Danışmanı

####################################################################

Merhabalar injavawetrust.com okurları;
Öncelikle Sevgili Levent’e, hem siz değerli okurlarına sektör ihtiyaçlarını öğrenebilme, hem de
biz, sektörde nacizane zaman geçirmiş yazılım geliştiricilere, neye ihtiyacımız olduğunu izah edebilme imkanı vermiş olduğu için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Umarım çalışmalarının sonucunu toplum olarak kısa vadede alacağız.

Ben tamamen yazılım geliştirme odaklı fikirlerimi paylaşacağım sizlerle. Bunu yaparken
yazılım geliştiriciyi üç kategoride ele almak istiyorum. Hadi isimlendirmeyi “Junior”,”Expert”,”Senior” olarak belirleyelim. Bu ünvanları “bana göre”, tecrübe edilmiş zaman açısından tanımlayacak olursak;

  • Junior Software Engineer : 0-2 yıl arası tecrübeye sahip yazılım geliştiriciler.
  • Expert Software Engineer : 2-7 yıl arası tecrübeye sahip yazılım geliştiriciler.
  • Senior Software Engineer : 7+ yıl tecrübeye sahip yazılım geliştiriciler.

Böyle bir kırılım oluşturduğumda genellikle defansif bir tepki alıyorum açıkçası. Gerçek anlamda tecrübe yıl ile ölçülebilir mi? Mutlak cevap “HAYIR”. Fakat hangi kriteri ele alırsak alalım aynı soru hala geçerliliğini koruyacaktır ve muhtemel cevap “HAYIR” olmaya devam edecektir.

Burada yapmaya çalıştığım sadece, Türkiye şartlarında, kişisel gelişime imkan tanıyan bir firmada çalışan, istekli arkadaşların ortalama ne kadar sürede bahsi geçen ünvana sahip olabileceklerini örneklendirmek. Bu örneklendirmeme karşı olan arkadaşları genellikle şu linke yönlendiriyorum.  http://norvig.com/21-days.html 
Paydaş olan tüm eş değerlendirmelere elbette aynı değeri veriyorum.

Gelelim konumuza;
Acaba yukarıdaki ünvanlardan ne beklenir? Buna verilecek çok uzun cevaplar bulabilirsiniz
internette. Hatta kitap bile yazılabilir. Ben sadece girdiğim iş görüşmelerinde yukarıdaki pozisyonlara başvuran adayların hangi yeteneklere sahip olması gerektiğini beklediğimi izah etmeye çalışacağım kısaca;

Junior Software Engineer;

  1. Veriyapılarına hakim olmasını bekliyorum. En azından yeni mezun bir arkadaş bile
    linkedlist ve arraylist arasındaki farkı bilmeli. Hangisini ne zaman kullanması
    gerektiğine karar verebilmesini bekliyorum.
  2. Genel olarak flow diagram okuyabilmeli.
  3. Algoritma dediğimde, matematiği dışarıda bırakmadan algoritma oluşturmalı.
  4. Prosedürel programlama, nesne yönelimli programlama, yapısal programlama
    fonksiyonel programlama kavramlarına teorik olarak hakim olmalı. Fakat sadece
    tanım anlamında değil. Mesela polymorphism kavramını izah etmesini istediğimde
    endişe etmemeli. Fonksiyonu parametre olarak geçmek dediğimde şaşırmamalı. Ama
    detay beklemiyorum açıkçası. Sadece temellerini bilmesi kâfi.
  5.  Eğitim hayatı boyunca en azından 2 tane, önyüzü de olan kullanıcı odaklı, verileri yönetebildiği uygulama geliştirmiş olmalı.

Göreceğiniz üzere, detaylı bir beklentim olmuyor bu adaylar için. Klasik İK istekleri gibi, analitik
düşünmeli, takım çalışmasına yatkın olmalı, yabancı dil bilmeli, öğrenmeye istekli olmalı gibi
maddeleri saymıyorum bile. Çünkü bunlar artık herkesin bildiği istekler diye düşünüyorum.

Expert Software Engineer;

  1. Veriyapıları konusunda ilerleme kaydetmiş olmasını bekliyorum. Mesela bir senaryo
    verip HashMap mi kullanalım HashSet mi dediğimde bana detaylarıyla cevabını
    verebilmeli.
  2. Multithread programlama dediğimde gözleri dolmalı. O acıyı yaşamış olmasını bekliyorum.
  3. UML konusunda tecrübeli olmasını bekliyorum. Öyle ki, use case diagram okurken
    include keywordü gördüğünden ne anlaması gerektiğini dahi bilmeli. Bir objenin
    modelini gördüğünde sadece özelliklerine odaklanmamalı.
  4. Algoritmalar konusunda da kendisini geliştirmiş olması gerekli. Örneğin bubble sort
    ile insertion sort arasındaki farkı, hangisinin hangi koşulda terih edilmesi gerektiğini
    izah etmesini bekliyorum.
  5. Enryption, Compress, Serialization dediğimde tebessüm etmeli. Bunların sadece birer
    keyword olmadığını, gerçek dünyada uygulamalarda kullanıldığını biliyor olmalı.
  6. Design Patterns konusunda mutlaka tecrübesi olmalı ve en azından her türden bir
    tane design patternı güzelce anlatabilmeli. Örnek vererek neden design pattern
    kullanmayı tercih edeceğini anlatabilmeli.
  7. Kullandığı dil ile alakalı en az 1 tane kabul görmüş framework ü çok iyi bilmesini
    bekliyorum. Bunun yanında kullanışlı library leri gerektiğinde entegre edebilecek
    kadar biliyor olması lazım.
  8. Yazılım mimarisi konusuna yavaş yavaş heves sarmış olması gerekiyor. Örneğin
    katmanlı mimari tartışabilmeli. Hatta yetersiz yanlarını farketmiş ve alternatifleri
    araştırmış olmasını bekliyorum.
  9. Yazılım geliştirme süreçleri ve methodları hakkında bilgisi olmasını bekliyorum.
    Örneğin “agile” dediğimde bana en azından çok bilinen bir manifestodan bahsedebilmeli.
  10. Yazılım projelerinde yazılan ürün kadar, bu ürüne ait dökümantasyonun, sunucu
    hizmetinin, geliştirme süreçlerinde kullanılan yardımcı araçların önemini biliyor
    olmalı. Örneğin, “version control” dediğimde ve/veya “CI/CD” dediğimde önceki
    tecrübelerinden bahsetmesi gerektiğini düşünüyorum.
  11. Test ihtiyacının sadece sözde bir ihtiyaç olmadığını farketmiş olmalı.

Farkettiğiniz üzere, uzman dediğim adaydan beklentim en azından bir projede geliştirme yapılırken diğer arkadaşlarla tartışabilecek ve önerilerde bulunabilecek yetiye sahip olması.

Senior Software Engineer;

  1. Bu adayların yukarıdaki konularda ileri seviye araştırmaya geçmiş olmasını
    bekliyorum. Örneğin;
    a. Veriyapılarını bitirmiş, threadsafe bir collection yazma ihtiyacı doğduğunda
    yazabilmesi gerekiyor.
    b. Kullandığı dile göre threading, semaphore, process kavramlarını implemente
    edebiliyor olmalı.
    c. Algoritma deyince aklına bubble sorttan daha çok shortest path, dijkstra, rsa
    gibi derin algoritmalara girmiş olması gerekir.
    d. Veri güvenliği konusunda hassasiyetini koda dökebilmeli.
    e. Sadece design patterns değil software development principles konusuna
    çoktan girmiş olması gerekir. Mesela Liskov dediğimde senaryo yanlış ise itiraz etmeli.
    f. Test dediğimde, unit test, functional test, component test, smoke test, brushtest, regression test aklına gelmeli. Ve hepsini tecrübe etmiş olmasını bekliyorum.
  2.  Gerektiğinde mikro servis tartışabilmeliyim. Avantajları ve dezavantajlarını konuşup ihtiyaca göre şekillendirebilmeliyiz.
  3. SaaS, PaaS kavramlarına hakim olmalı.
  4. The Twelve-Factor App dediğimde 12 si hakkında da konuşabilmeli.
  5. Transaction management dediğimde olayın sadece commit/rollback olmadığını biliyor olmalı. Bu konuda bir kaç yöntem ve/veya library söyleyebilmeli.
  6. Componentification, modularity, OSGI kavramlarının neden ihtiyaç olduğunu izah edebilmeli. Faydalarını tecrübeleriyle açıklayabilmeli.
  7. Application dynamics and metrics dediğimde aklına mutlaka bir kaç app, library, project gelmeli ve birbirlerine kıyaslamasını yapabilmeli.
  8. Devops dediğimde, kendisi implemente etmemiş olsa bile, environment management, CI/CD detayları, repository kullanımı, versioning kavramı gibi temel kuramlara aşinalık bekliyorum.
  9. Bana sürekli takip ettiği en az iki yazar (teknik üstadlardan bahsediyorum), en az iki farklı teknoloji haberleri yapan internet sitesi söylemesini istiyorum! Ne sıklıkla takip ettiğini ve nasıl faydalandığını açıklamasını istiyorum.
  10. Bitbucket yada github hesabı olmasını bekliyorum ve bu hesaplarda bana söylemiş olduğu konularda yaptığı çalışmaları görmek istiyorum. Bazen bazı arkadaşlar (bende öyle yapıyorum) gitlab kullandıklarını söylüyorlar. Bu durumda bir kaç örnek kod göndermelerini rica ediyorum.
  11. Dökümantasyonun önemini daha önceki projelerinde yaşadığı sıkıntılardan biliyor olmasını bekliyorum. Örneğin java-doc yazıyor ise benim için artıdır kesinlikle.
  12. Static code analysis, test coverage konularını rijit bir şekilde desteklemesini bekliyorum.

Elbette bunlar sadece beklentiler. Tamamını alamadığımız çok durumla karşılaşıyoruz
mutlaka. Fakat kendinizi ne kadar doğru hazırlarsanız o kadar iyi sonuçlar alacağınızı ve piyasada geri çeviremeyeceğiniz teklifler alabileceğinizi hatırlatmak isterim.

Umarım okuduklarınızın sizlere bir faydası olur. Şimdiden başarılar diler, herşeyin gönlünüzce
olmasını temenni ederim.
Sevgi ve Saygı ile..

Ali Emrah PEKESEN
Team Leader, Software Development – Amadeus IT Group

####################################################################

Özellikle yeni mezun ya da çalışma hayatının başında olan arkadaşlar için böyle değerli bir çalışmaya imza attığın için seni tebrik ederek yazıma başlamak istiyorum.

Çalışanlar için uygun işi bulmak, şirketler için ise “yetenek” bulmak artık günümüz iş hayatındaki en önemli ve kritik konulardan birisi. Bu sürece, hem şirketlerin hem de iş arayışında olan arkadaşların çok iyi ve doğru bir şekilde hazırlanmaları gerektiğini düşünüyorum. “How Google Works” [1] kitabını okuduğunuzda, ya da METIS Strategy’nin CIO podcast’lerini dinlediğinizde “recruitment” (işe alım) konusunun ne kadar önemli olduğunu görebilirsiniz.

Dünya standartlarında ve klasında bir IT organizasyonunun 5 önemli prensibinin birinci sırasını “insan” oluşturmaktadır.[2] Birçok kaynakta bu konu ile ilgili olarak “Hire right people for the right job.” mottosunu görürüz. Doğru işe doğru ve yetkin kişiyi yerleştirmek; verimlilik, hız, iletişim ve kalite açısından bizlere çok şey katacaktır. İşe alım sürecine ciddi önem veren şirketler, biran önce açık pozisyonlarını doldurmak yerine, gerekirse bu süreci yavaş ilerleterek en doğru adayı bulana kadar sabır gösterirler. Şirket bünyesine katacakları değerli kişiler, dış dünyadaki diğer yetenekleri etkileyecek, şirketin marka değerini ve popülaritesini de artıracaktır.

İş arayanlar tarafına gelecek olursak, burada da aynı şekilde uygun ve istenilen bir işe girebilmek için ciddi bir hazırlık süreci gerekmektedir. Öncelikle ilgi duyulan alanların belirlenmesi ile işe başlamak en doğru adım olacaktır diye düşünüyorum. Sonrasında bu alanlar ile ilgili kitapları okuyup, blogları ve popüler kişileri takip etmek, bilgi seviyesininin artırılması adına oldukça önemlidir.

Ayrıca, ilgilenilen alanlar ile alakalı uluslararası geçerliliği olan sertifikaları almak da sizi iş arayışınızda bir adım öne çıkaracaktır. Bunlara örnek verecek olursak, JAVA alanında ORACLE Associate/Professional Level Certification, Cloud alanında Amazon sertifikaları, Test alanında ISTQB sertifikaları gibi. Ancak şunu da unutmamak gerekir, sertifika sahibi olmak, ben bu işin üstadıyım anlamına gelmez. Her zaman kendinizi ilgilendiğiniz konuda canlı tutmanız gerekmektedir. Ayrıca analitik düşünme yeteneğinizin de belirli seviyenin üzerinde olması işverenlerce beklenecektir.

Teknik yetkinlikler, aday seçimlerinde önemli olmalarına rağmen tek başlarına tercih kriteri değillerdir. Teknik yetkinliklerinizle birlikte “soft-skill” leriniz, yani örnek verecek olursak temel iletişim yetkinlikleriniz, takım oyuncusu olabilmeniz, alçakgönüllülü olmanız , vb. değerleriniz ve prensipleriniz de şirketler için önemlidir. Biz kariyer.net olarak işe alacağımız kişilerden; Hızlı, Tutkulu, Müşteri Odaklı, Alçak Gönüllü ve Yenilikçi olmalarını beklemekte ve bu değerlere sahip adaylarla çalışmak istemekteyiz. Bu değerler aynı zamanda şirketimizin de değerleridir. Mülakatlarda da bu konularla ilgili çeşitli sorularımız ya da “role playing” uygulamalarımız oluyor. Bu değerlere ait beklenen davranışlardan bazılarını aşağıda özetlemeye çalıştım:

  • – Asla vazgeçmemek.
  • – Daha iyisi için tüm potansiyelimizi kullanmak.
  • – Pozitif enerjimizi işimize ve çevremize yansıtmak.
  • – İnsiyatif alarak çözüm odaklı çalışmak.
  • – Önemli işlere öncelik vererek çalışmak.
  • – Müşterilerimiz ile güven ve samimiyete dayalı ilişkiler kurmak.
  • – Ben değil, biz diyerek, takım oyuncusu olabilmek.
  • – Yeni fikirleri dile getirmek ve desteklemek.

Kariyer.net özelinde işe alım süreçlerine gelecek olursak, şu anda hem kariyer.net Aday, hem de İşinOlsun yazılım geliştirme ekiplerinin yöneticisi olarak backend developer, frontend developer, iOS developer, android developer, test uzmanı ve test otomasyon uzmanı pozisyonları için mülakatlar yapmaktayım.

Tüm bu yetkinliklerin hepsine derinlemesine hakim olabilmek mümkün olmadığı için işe alım süreçlerimizde bir komite oluşturup, ilerlemekteyiz. Mesela bir front-end developer mülakatına mutlaka bu konuda uzmanlaşmış bir arkadaşımız ile birlikte giriyoruz. Böylece adayımızın teknik anlamdaki yetkinliğini daha derinlemesine değerlendirebilme gücüne sahip olabiliyoruz.

İşe alım süreci ilk olarak iş ilanının hazırlığı ile başlıyor. İş ilanında; adaylarımızdan beklediğimiz özelliklerin neler olduğunu, pozisyon için beklenen teknik yetkinlikleri, “soft-skill” olarak nelere önem verdiğimizi, iş tanımını ve adaylara sunacağımız faydaları belirtiyoruz. Böylece ilana başvuracak adaylarımız, ilk aşamada detaylı bilgi sahibi oluyorlar. Ardından kariyer.net üzerinden gelen başvuruları ve bize referans yolu ile iletilen CV’leri inceleyip, uygun adayları belirliyoruz. Sonrasında ilk aşama teknik ödev ile başlıyor. Adaylara ilgili pozisyon ile alakalı bir teknik ödev gönderiyoruz. Gelen çözümleri inceledikten sonra bir sonraki aşama teknik ve IK mülakatları oluyor. Bu iki mülakatı mümkünse aynı anda yapmaya çalışıyoruz. Böylece adayları defalarca mülakat için ofise davet edip, onları yormamış oluyoruz. En son adımımız ise CTO mülakatı oluyor. Bu aşamada Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcı’mız ile 1-1 mülakat yapılıyor. Sonrasında herkesten onay almış aday için referans kontrolleri yapılıp, teklif aşamasına geçiliyor.

Mülakatlarda teknik anlamda çok çeşitli sorular sormakla beraber, ben genelde adaylara aşağıdaki soruları da soruyorum:

  • – Teknik gelişimi konusunda yaptıkları ve yapacaklarının neler olduğu. (Etkinliklere katılım, takip edilen bloglar, okunan kitaplar, kişisel blog sahibi olmak vb. şeyleri buna örnek verebiliriz.)
  • – İş hayatında en çok zorlandığı şey ve bunu nasıl aştığı.
  • – Deneyimlerinden aktarmak istediği önemli bir başarı hikayesi ve buna nasıl ulaştığı.
  • – Bir ekip ile çalıştığında herhangi bir çatışmayla karşılaşıp, karşılaşmadığı. Karşılaştıysa bunu nasıl çözdüğü.
  • – Agile – Scrum hakkındaki bilgileri ve deneyimleri.

Yukarıdaki sorular ve bunlara benzer diğer sorular yardımıyla, adayın teknik yetkinliği dışında; ekip çalışmasına yatkınlığı, işine olan tutkusu, bir iş yapakarken göstermiş olduğu azmi, zorluklara karşı tutumu gibi önemli noktaları da anlamaya çalışıyoruz. Tüm mülakatlarımızın sonunda adaylarımıza rubik küp hediye ediyoruz. (Ben bunu bazen unutuyorum. ? Rubik küp vermeyi unuttuğum adaylardan bu vesile ile özür diliyorum.)

İşe alım sürecinden başarı ile geçen çalışma arkadaşımızı ilk gün hoşgeldin-kit’i ile karşılıyoruz. Ardından her pozisyon için özel olarak hazırladığımız bir “onboarding” sürecimiz başlıyor. İşe giren her arkadaşımızın bir buddy’si oluyor. Böylece ortalama 1/2 sprint (2/4 hafta) süre boyunca adayımızı “onboarding” sürecinden geçiriyoruz. Bu süreçte; kullanmış olduğumuz araçlar, yazılım süreçlerimiz, agile-scrum, kariyer.net genel oryantasyonu vb. birçok konuyu yeni kariyer.net’li arkadaşımıza aktarıyoruz. Sürecin sonunda aramıza yeni katılmış olan arkadaşımız bir sunum yaparak, hem öğrendiklerini bize aktarıyor, hem de “onboarding” süreci hakkında bizlere geri bildirimler vererek “onboarding” sürecimizi daha iyileştirmemize yardımcı oluyor.

Bunun dışında klasik mülakat kurallarını detaylı yazmak istemedim. Dakik olmak, temiz bir şekilde görüşmeye gitmek, saygılı ve samimi bir dil kullanmak, istekli ve arzulu olmak, önceden şirket ve pozisyon hakkında bilgi edinmek, vb. temel kurallara da önem vermek gerekiyor.

İş ve yetenek arayışında olan tüm arkadaşlarımıza ve şirketlerimize başarılar diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla.

Onur Başkırt
Software Manager
Kariyer.net

[1] https://www.howgoogleworks.net/
[2] http://www.metisstrategy.com/world-class-it-methodology/

####################################################################

Levent tebrik ederim böyle bir yazı serisi başlattığın için. Bu tip platformlarda sektörden deneyimli ve yeni mezun meslektaşlar olarak paylaşımlarda bulunmamız çok kıymetli.

Ülkemizde işe alım aşamasında net süreçler, objektif standartlar olduğunu söylemek zor ancak bu konuda etkin şirketler az da olsa mevcut. Global ölçekte ekipler oluşturan ve farklı yetenekleri dünyanın çeşitli yerlerinden arayıp bulan şirketler sanırım bu alanda olgunluk düzeyi en ileri olanlar. Google, Microsoft, Facebook, Uber, Zappos gibi bu tip şirketlerin süreçlerinin bilgi olarak erişilebilir olması, sektör odaklı recruitment ajanslarının da son yıllarda daha etkin rol alması ile daha iyiye gittiğimizi düşünüyorum.

Yazılım teknik odaklı bir aktivite gibi görünmekle birlikte temelde başarılı işlerin arkasında aynı prensipleri benimsemiş, açık iletişim kuran, birbirini destekleyen ve aynı hedef doğrultusunda inanarak hareket eden ekipler oluyor. Bu tip bir ekip kültürünü oluşturabilmek ve bu kimyayı koruyabilmek doğru kişilerin iyi bir organizasyon çevresinde bir araya gelebilmesi ile mümkün.

İş görüşmelerini bu anlamda teknik yetkinliklerden önce her iki taraf için birbirini tanıma ve aynı değerlere, hedeflere sahip olunduğunun anlaşılabilmesi için bir tanışma toplantısı olarak görüyorum. Sorgulama şeklindeki görüşmelerden kaçınmak ve kişinin kendisini rahat, açıkça ifade edebileceği bir ortam yaratmak bu anlamda çok önemli.

Yeni takım arkadaşlarımız için görüşmeler yaparken temelde Warren Buffet’ın kullandığı 3 kriter benim de inandığım değerleri oluşturuyor;

“Integrity”
Sanırım dürüstlük, adalet, erdemli davranışların bütünü diye özetleyebiliriz:) Bu en önemlisi, zira bu olmayıp aşağıdaki diğer yetkinliklere sahip kişiler ekipler için tam anlamıyla yıkıcı etki yaratan bireyler. Aynı şekilde adayların da görüştükleri kişide ve kurumda bunu gözlemlemelerini öneririm. Kompleks ve uzun soluklu projeleri hayata geçirebilmek, fark yaratan ürünleri sunabilmek için güvenebileceğiniz, sizi gerektiğinde destekleyen, birbirinin açığını kapatabilen bir ekip içinde çalışmak çok önemli.

Kısa bir görüşmede bazen anlaşılması zor olabilen bir kriter. Ancak referans kişiler üzerinden danışmak, fikir almak bizim genelde başvurduğumuz yöntem. Toplu ilanlar ile işe alımların yanı sıra güvendiğimiz referansların yönlendirmeleri ile takım arkadaşlarımızı bulmaya çalışıyoruz. Ekipten farklı arkadaşlarımız ile de tanışma toplantıları organize ederek hem adayın birlikte çalışacağı kişileri tanımasını hem de bizim onu daha iyi tanımamızı sağlıyoruz. Biraz daha zor bir süreç ancak yakın zamandaki negatif ve pozitif tecrübelerim buna değer olduğunu gösterdi.

“Intelligence”
Yetkinlik, zeka diyebiliriz sanırım. Yazılım alanındaki yenilikler her geçen yıl katlanarak hızlanıyor ve bizler için sürekli öğrenmeyi ve efektif şekilde öğrenebilmeyi, hatta yeri geldiğinde öğrenmeyeceğimiz şeyleri de seçebilmemizi önemli bir yetkinlik haline getirdi. Burada rol bazlı teknik yetkinlikleri değerlendirmekle beraber, kişilerin öğrenme tekniklerini anlamaya çalışıyor, üzerinde çalıştıkları teknolojileri neden-sonuç ilişkisi ile yorumlayabilir olmalarına bakıyorum. Yalnızca blog yazıları okuyarak ve micro kod örnekleri ile mi öğreniyor yoksa ilgili konuda kitap okuyarak, hands-on kapsamlı proje geliştirerek, o konudaki öncü kişileri takip ederek mi uzmanlaşıyor bu ayrım gerçekten iyi bir profesyoneli bulmamızı sağlıyor. Yazılım yalnızca kod yazmanın ötesinde, tüm ekip üyelerinin disiplinli bir ürün geliştirme sürecini yürütebilmesini gerektiriyor.

“Energy”
İstek, motivasyon, hırs…. İyi bir yazılım mühendisi için yazılımın sadece bir iş olmadığını düşünüyorum. Sürekli araştıran, yeni konuları öğrenmeyi seven, problem çözmekten keyif alan insanlar için bunun ötesinde olmalı. Yerel ve global sektörden şirketleri, konu uzmanlarını, öncü kişileri takip ediyor mu, dinlediği podcast’ler var mı, ilgi alanındaki meetup’lar gibi etkinliklere katılıp farklı kişilerden bir şeyler öğrenmek ya da bildiklerini paylaşmak için motivasyonu var mı… Özellikle İstanbul son yıllarda bu tip toplulukların oluştuğu güzel bir ağa sahip olmaya başladı, bizler için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.
İş arayışı sürecinde benim özetle temel mesajım herkes için tek bir doğru olmadığı – kendi değerleriniz, işe bakışınız ve hedefleriniz ile örtüşen organizasyonları araştırmanız. Yazılım sektörü gibi global erişimin mümkün olduğu şanslı bir alandayız, ancak bu bir yandan global anlamda da rekabet ediyoruz demek. Oyunun çıtası bu açıdan yukarıda ve kişisel standartlarımızı da hepimiz yukarıya taşımalıyız.

Erdem Ilhan
Senior Lead – Head of Digital Experience Platforms , Deloitte

##########################################################################

Selamlar.
Levent, öncelikle bu konuya değindiğin ve sektörden önemli oyunculara söz hakkı verdiğin için teşekkür ederim.

iyzico’da işe alımda temel esasları; yetenek, ekibe ve kültüre uyum şeklinde özetleyebilirim.

Bazen pozisyona göre yetenek arayışımız oluyor, bazen de öyle bir yetenek çıkıyor ki karşımıza, ekibe dahil ediyoruz; alanını, pozisyonunu kendisi yaratıyor.

2017 yılı içinde sadece mühendislik ekibimize 21 kişiyi dahil ettik ve bu süreci kaotik olmadan, iyi bir program çerçevesinde tamamladık. Teknoloji şirketlerinde, mühendislik ekipleri binanın temeli ve iskeleti niteliğinde, bu ekiplerin oldukça güçlü olması gerekiyor. Sunumlarda, konferanslarda vs hep söylediğim bir söz var: “Mutfaktaki bıçaklar keskinse, her türlü yemek kolayca ve keyifle yapılıyor”. Bu nedenle ki teknik yöneticiler, ekibi kadar güçlü oluyor, bu konuda da epey şanslıyım.

Görüşmelerde %50 teknik, %50 teknik olmayan konulara dikkat ediyoruz. Aşağıda belirttiğim iki profili kesinlikle ekibe dahil etmiyoruz:

· Lovable Fool: Teknik olarak zayıf ancak şeker gibi bir insan, bu arkadaşla dışarıda görüşelim, muhabbet edelim ancak beraber çalışmayalım, aksi takdirde güçlü bir ekip içindeki zayıf karakter ekibi aşağıya çekip demotive ediyor, zaten agile/scrum ekiplerinde takım kendi kendini denetliyor ve bu profildeki adaylar ister istemez geri kalıyor.
· Competitive Jerk: Teknik olarak zehir gibi, ancak egosundan kibrinden kimseyle çalışamayan, herkesle çatışan bir profil. Bu profildeki kişiler ekibi direkt dağıtır, aman uzak duralım.

Genelde junior, mid-level ve senior pozisyonlar için aşağıdaki bahsettiğim 4 aşamalı standart bir görüşme organize ediyoruz. Expert ve principal pozisyonundaki yetenekler için ise free format ilerliyoruz, bazen dışarıda bir kahve eşliğinde bazen ofise davet ederek karşılıklı ortak noktayı bulmaya çalışıyoruz. Tabi junior pozisyonlar için teknik deneyim ve tecrübe az olduğu için, daha çok computer science ve temel mühendislik bilgisini sorguluyoruz.

1. Teknik görüşme: HR & Culture (Zeynep Evin Altuğ), Software Development Manager (Sabri Onur Tüzün) ve ekipten 2 arkadaş görüşmeye giriyor.
2. Coding Challenge: İlk görüşme olumlu gelişmişse adaya bir challenge/ödev gönderiyoruz ve belirli bir sürede bu ödevi tamamlamasını bekliyoruz
3. Code review: Software Development Manager (Sabri Onur Tüzün) ve Agile Software Craftsman & Agile Practice Lead (Lemi Orhan Ergin) görüşmeye giriyor ve adayın yaptığı ödev üzerinden satır satır code review yapılıyor, detaylı yazılım pratikleri sorgulanıyor.
4. Teknik olmayan görüşme: HR & Culture (Zeynep Evin Altuğ), Software Development Manager (Sabri Onur Tüzün), Agile Software Craftsman & Agile Practice Lead (Lemi Orhan Ergin) ve CTO (Hakan Erdoğan) olmak üzere 4 kişi görüşmeye giriyoruz. Gerekirse teknik taraflara değinebiliyoruz, daha çok ise ekibe, kültüre uyum, adayın hayalleri, vs teknik olmayan konuları inceliyoruz.

Bizim için 3 kırmızı çizgi bulunuyor: Adayların motivated, disciplined, passionate (motive, disiplinli ve tutkulu) olmasını bekliyoruz. Bunun dışında yaptığımız işi, iş modelimizi, hakkımızda çıkan sektördeki haberleri ve aşağıda bahsettiğim mühendislik kültürümüze ait linkleri incelemiş olmasını bekliyoruz. İstekli olan adaylar zaten iyzico’yu epey araştırmış oluyorlar.

Mühendislik kültürümüze ait linkler:

Ekibe dahil olan iyzicoder’ları ilk gün bir sürpriz (first day challenge) bekliyor. Ekipten kendisine pair olan arkadaşı ile birlikte bir geliştirme (bug, task, feature vs) yapmasını, testlerini yazmasını bekliyoruz, code review sonrası da canlıya alınmasını bekliyoruz. Sonrasında ofiste bulunan çanı çalıp, tüm şirket mühendislik alanında buluşuyoruz, aramıza katılan yeteneği ve canlıya aldığı işi şirkete takdim edip alkışlatıyoruz ve kendisine bir oyuncak/maskot/action figure hediye ediyoruz, bu anları da instagram ve twitter hesaplarımızdan paylaşıyoruz.

Sonraki 1 hafta ise yeteneği yoğun bir eğitim/oyantasyon bekliyor. 42 saatlik iyzico academy ile her konunun uzmanı yeni dahil olmuş yeteneğe 360 derece, işin temel bilgisinden, domain ve teknik detaylara detaylı aktarım yapıyor, böylece adaptasyon ve bilgi transferini tüm ekip homojen şekilde yapmış oluyoruz.

Hakan Erdogan 
CTO , Iyzico

####################################################################

iş mi arıyorsunuz? çok işinize yarayacak mülakat tavsiyeleri.
aslında, elinizi güçlendirmek adına birkaç önemli farklılık var ve bu farklılıkları bilirseniz, işe alım sorumluları, insan kaynakları müdürleri karşısında güçlü bir ilk izlenim yaratabilir ve rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
peki, nasıl yapıyoruz? başarılı görüşmeler genellikle mülakata giderken hazırlıklı olmaya ve rahat olmaktan geçiyor.

araştırın
görüşmeden önce gideceğiniz şirketi araştırmanın önemi çok büyük. önce bir araştırma yapmak lazım. firmanın tarihçesine bakın, kurucuları – yöneticileri kimler, geçmiş yıllarda neler yapmışlar, gelecek için hedefleri nedir, sektörde neredeler, rakipleri kim, hangi özelliklerini ön plana çıkarıyorlar, kurumsal web siteleri, linkedin, facebook, twitter, vb. mecralarda verdikleri mesajlar nedir, firma veya ürünleri hakkında ne tür beğeni ve şikayet mesajları var, (mümkünse) firmada çalışan kişilere ulaşıp sohbet edin ve bilgi edinin.

soru bankası oluşturun
zekice sorular sorarak işverene işe olana ilginizi belli etmekten daha fazlasını yapabilirsiniz. şirketler, uzun vadede kariyer olarak yükselmeyi hedefleyen, sadece maaş için değil, aynı zamanda kendini geliştirmek için çalışacak kişileri ararlar. şirket hakkında bilgi toplamak, kariyerinizi nasıl yükseltebileceğiniz, ne tür sorumluluklar alacağınız ile ilgili sorular sormak, o şirkette uzun vadede çalışmayı düşündüğünüzü gösterir. ayrıca şirketin geçmişi, işleyişi ve çalışmaları hakkında spesifik sorular, şirkete olan ilginizi, dolayısıyla herhangi bir şirkette değil, o şirkette özel olarak çalışma istediğinizi ortaya koyar.

kendinize güveninizi gösterin
mülakatçılar sadece teknik yetenekleri değil “soft skills” (ince becerileri) de görmek istiyor artık. diğer insanlarla etkili bir şekilde iletişime geçmeniz için gerekli yetkinlikler gittikçe önem kazanıyor.
talep edilen teknoloji becerileriyle kıyaslanmamak için, ince beceriler dikkat çekici olarak ön plana çıkıyor. işe alım uzmanları ve işe alım yöneticileri, 2017’deki en çok işe alım eğilimleri arasında ince becerileri değerlendirdiğini belirteyim.

linkedın, işe alım yetkililerinin ve yöneticilerinin en çok önem verdiği 6 ince becerileri uyum, kültür uyumluluğu, işbirlikçilik, liderlik, büyüme potansiyeli ve önceliklendirme becerileri olarak sıralamış.

görüşmeye uygun bir kıyafetle gidin

zaman zaman adaylar görüşmelere gelirken fazla abartılı giyinebiliyor, çok makyaj yapabiliyor veya çok rahat kıyafet tercih edebiliyor. eğer adaylar pozisyonu gerçekten istiyorlarsa, bunu görünüşüyle, konuşmasıyla, beden diliyle desteklemelidir. hepsi bir bütün çünkü.

dakik olun

görüşmeden 15-20 dakika önce orada olacak şekilde yola çıkın, geç kalmaktansa biraz erken gitmek ve orada oyalanmak daha iyidir.

gireceğiniz tüm mülakatlarda şimdiden başarılar…

Burak Toğrul
Recruitment Consultant , Neyasis Technology

####################################################################

Öncelikle Levent Hocama bana bu fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum.
Kendisini ve eğitimlerini ilgiyle takip ediyoruz.

Benim yazılımcı arkadaşlara naçizane birkaç tavsiyem olabilir.
Bizim yazılım işimiz bir açıdan lütuf bir açıdan lanetli gibidir.
Kendinizi geliştirmek ve yeni şeyler denemek hoşunuza gidiyorsa büyük lütuftur.
Yok öğrendiğim bilgi ile en azından birkaç sene yeni birşey öğrenmeden idare edeyim diyorsan lanetdir.
Dünyada kaç kişinin elinin altındaki bir bilgisayar ile veya yazacağı kod ile dünyayı değiştirmeye imkanı olabilir ki?
Başka hangi sektörde bu kadar özgür işler yapabileceğin ortamlar olabilir ki?
O yüzden olaylara bu açılardan bakılırsa lütuf tarafı daha ağır basıyor.

Yazılımcı arkadaşlarımız az da olsa hergün kendilerini geliştirmeye özen göstermeliler.
Kitap okumayı sevenler kitap ile kitap okumak sıkıyor diyenler de video vb. görsel eğitimlerle kendilerini sürekli geliştirmelidirler.
Yoksa modası geçmiş bir nesne statüsüne düşebilirsiniz.
Bunun için bir hedef koyabilirsiniz. Günde 10 sayfa kitap veya haftada 2 saat video izlemek gibi.
Hedef koymayınca insan bir süre sonra boşlama yoluna gidiyor. Bu yüzden hedef koymak önemlidir.

Birde aslında bütün işler için ve kendi sektörümüz içinde gerekli olan en önemli özelliklerden biri yaptığımız işe özen göstermeliyiz.
Yaptıkları iş bazen sıkıcı gelebilir ama sıkıcı işten bile insan birşeyler öğrenebilir.
Örneğin, projenizde ki tek tırnakları çift tırnakla değiştirmek gibi bir iş sıkıcı gelebilir.
Bu tür işleri artık günümüzde ki gelişmiş kod geliştirme araçları(IDE) ile çok kısa sürede yapabilirsiniz.
Hatta bu IDE’ler düzenli ifadeler(regular expression) ile bul ve değiştirmeyi desteklediği için size düzenli ifadeleri öğretme şansı bile verir.
Bu sıkıcı işlerin geçici olduğu unutulmamalıdır. Bir süre sonra daha zevkli işler muhakkak gelecektir.
Bu yüzden her ne yapıyorsa özenli bir şekilde yapmalıyız. En basitinden kodun formatlı olmasını sağlayabiliriz ve senden sonra kodun bakımını sağlayan arkadaşların senin hakkında güzel düşünceler söylemesini sağlayabiliriz.

Bir büyüğümüzün dediği gibi, “Bilgisayarın anlayacağı kodu herkes yazabilir önemli olan insanın anlayabileceği kodu yazmaktır.”.
Özenle ilgili bir örnek verirsem; daha önce sürekli uyarmamıza rağmen özensiz kod yazan bir arkadaşımız vardı ve şöyle bir kod yazmıştı:
Java’da String tipinde bir s değişkeni ile,
if (s.length > 0 && s != null) {

}
Burada null kontrolünün en başta yapılması gerektiğini yeni bu işe başlamış yazılımcılar bile bilir.
Arkadaş da muhakkak biliyordur bunu ama özensiz kod yazınca dönüp düzeltme zahmetine girmemiş bir daha.

Son tavsiyem de iş görüşmeleri ile ilgili olsun.
Bende birçok iş görüşmesine girmiş ve birçok olumsuz sonuç almış biri olarak, olumsuz sonuçlanan görüşmelere çok takılmamak ve sonraki iş olanağın peşine düşmek gerekiyor. Çünkü insan yazılımla ilgili herşeyi bilmesi mümkün değil zaten.

Bazı görüşmelerde bir önceki şirketinizde kullanmadığınız teknolojilerle ilgili sorular gelmiş olabilir ve sizde kendinizi birşey bilmiyor gibi hissetmiş olabilirsiniz. Bu duyguyu üzerinizden atmalı önceki işinizde ne kadar da başarılı işler yapmış olduğunuzu aklınıza getirmeniz gerekiyor. Alibaba.com’un kurucusunun hayat hikayesine bakacak olursanız adamın onlarca yerden red almasına rağmen yılmadan uğraştığını görürsünüz.

En sonunda adam, alibaba.com gibi amazon.com’a rakip olabilecek bir şirketi kurmayı başardı.
Sizde çok çalışıp kendinizi geliştirmeye özen gösterirseniz muhakkak değerinizi anlayan bir şirket karşınıza çıkacak veya kendi işinizin patronu olacaksınızdır.
Sağlıcakla kalın.

İbrahim Kürce
Software Team Leader , Ziraat Teknoloji

####################################################################

Benim biraz farklı olabilir sektöre göre; genellikle uyguladıklarım;

Tüm Adaylarda:

Yeni mezun veya tecrübeli ilk olarak enerjisine bakıyorum. Yaşam enerjisi yüksek olmalı, gözlerinden ışık çıkmalı…
Bir takım yanlış teknik ifadeler kullanarak doğru olarak düzeltmesini bekliyorum; bu sayede kendini ifade edebiliyor mu; ego seviyesi nedir tartışmaya ne kadar açık bunları anlıyorum.
Tüm adaylara bir uygulama yazdırırım. Uygulamayı yazıp yazamadığından ziyade yaratıcılığını vede ürünü doğru zamana yetiştirip yetiştirmediğini gözlemlerim.

Yeni mezunlarda:

Bilmedikleri soru yerine; bildiğini söylediği konuların detayların istiyorum bu sayede ne kadar derin araştırma yapmış anlama şansım oluyor.
Java bilgisini denetleme yerine programlama bilgisini denetliyorum; algoritma veya problem anında ne gibi tepki veriyor çözüme nasıl gidiyor bunları sorguluyorum.

Tecrübelilerde:

Çalıştıkları şirketin altyapısını çizdiririm genelde. Çoğu bankanın framework’unu biliyorum. Doğru tasvir edebilirse; o zaman çizim üzerinde teknik mülakata geçiyorum. Bu sayede adayın junior’lara koçluk yapabiliyor mu, teknik altyapıda sadece verilen görevi mi almış yoksa kodun dibine kadar kazımış mı gibi detayları almak mümkün.

Ege Kayakıran
Software Development Manager, Payment Gateway
Asseco SEE

####################################################################

Junior adaylar için birkaç soru sorarak problem çözme, algoritma oluşturma yeteneklerini kontrol ediyorum. Çözüm sırasında bazı kısımları Java ile yazmalarını istiyorum, Java diline hakimiyetlerine bakıyorum. Ayrıca bu meslekle uğraşacaklarından bir Java kitabı bitirip bitirmediklerini soruyorum. İş dışında boş zamanlarında yazılım ile uğraşmaları, kendi projelerini geliştirmeleri ayrıca bir artı oluşturuyor benim için

Çağlar Çoban
Product Architect , Payment Gateway 
Asseco SEE

####################################################################

Yaklaşık 20 yıldır yönetici olarak çalışıyorum, bu süre zarfında sayısını hatırlayamayacağım kadar çok adayla görüşmem oldu.

Adayın özgeçmişinde yazdığı bilgilerin doğru olması çok önemli, özgeçmişte yer alan hatalı bir bilginin ortaya çıkması durumunda ciddi bir güven kaybı olur. Teknik bilgiye sahip olması gereken adaylar için ayrıntılı teknik bilgi sorgulama formu hazırlıyoruz, görüşmeye gelmeden önce bu formun doldurulmasını istiyoruz. Formda yer alan bilgilere göre adayı görüşmeye davet ediyoruz. Formda adayın beyan ettiği bilgileri görüşme esnasında detaylı olarak sorguluyoruz, dolayısı ile yanlış beyan olması durumunda yine bir güven kaybı oluyor, hatta görüşmeyi sonlandırabiliyoruz.
İngilizce dil bilgisi gerektiren pozisyonlar için muhakkak İngilizce mülakat yapıyoruz.

Adayla görüşme yaptığımız pozisyon için son derece detaylı görev tanımı ve bu pozisyon için sahip olunması gereken bilgi ve yetkinlikleri birlikte çalıştığımız insan kaynakları danışmanlık firmaları ile paylaşıyoruz. Madde madde adaydan o görev için neler beklendiğini tanımlıyoruz. Adayın o pozisyon için verilen görev tanımını ve gereksinimleri okumuş anlamış çok önemli. Anlamadıkları noktaları muhakkak görüşmeye gelmeden önce sorsunlar. Aksi halde adayın ve bizim vaktimiz boşuna harcanmış oluyor. Adayın pozisyonu bilmeden görüşmeye gelmesi beni çok rahatsız eder. Her görüşmeye yaklaşık bir buçuk iki saat arası zaman ayırırım. Ben görüşmelerde adaya asla pembe bir tablo çizmem, o görevin zorluklarını detayları olarak anlatırım.

Adayın ne istediğini bilmesi görüşmeyi yapan kişi için çok önemlidir. Hangi konuda uzmanlaşacağına karar verememiş adayları genelde eleriz. Ayrıca adayın firmamız hakkında görüşmeye gelmeden önce detaylı bir araştırma yapmış olması bizi etkiler.

Adayın maaş beklentisi konusunda gerçekçi olması, önceden kendi seviyesindeki kişilerin başka firmalarda aşağı yukarı ne kadar maaş aldıklarını araştırması gerekir. Ayrıca daha evvel çalıştığı yerden aldığı rakamla beklentisi arasında uçurum olmamalı. Aday, kariyer hedeflerinde makul olmalı, yani henüz bir iki senelik tecrübesi olan bir aday kaç senede yönetici olacağım gibi sorular sormamalı.

Adayın kendini geliştirme ve öğrenme kabiliyetini çok sorgularız. Hangi konuları nasıl öğrendi, ne kadar zamanda hangi bilgi ve yetkinlikleri kendine kattı bunları sorgularız. Kendi başına araştırarak okuyarak öğrenme kabiliyeti bizim için son derece önemlidir.

Karakter özellikleri olarak sakin, analitik bakış açısına sahip, sonuç odaklı ve kendini iyi ifade eden adayları tercih ediyoruz. Ne demek istediği anlaşılmayan, anlayıp dinlemeden tepki veren kişileri genelde eliyoruz.

Kısaca adaylardan beklentilerimiz dürüst olmaları, pozisyondan beklentileri ve gereksinimleri iyi anlamaları, kendilerini gerçekten bu pozisyona uygun görüyorsa başvurmalarıdır. Görüşmeye gelirken görünüme, kılık kıyafete dikkat edilmesi başlangıçta avantaj sağlar. Adayın kendisini bir müşteri olarak görmesi, bakalım beni nasıl memnun edeceksiniz türü yaklaşımları çok iticidir, bu tip adayları ne kadar bulunmaz hint kumaşı olsalar da eliyoruz. Son olarak adayların geçmişte yaşadığı işten çıkarılma, problemli ayrılmalar gibi olumsuz durumları muhakkak fazla detaya girmeden, geçmişte çalıştığı firma ve çalışma arkadaşlarını kötülemeden görüşme esnasında paylaşmalarını salık veririm.

Bir iki de anektot yazayım.

Proje implementasyon uzmanı pozisyonu için adaylarla görüşmeler yapıyorum. Bu pozisyona uygun olduğu çalıştığımız insan kaynakları firması tarafından bildirilen, ön görüşmesi yapılmış bir adayla görüşüyorum. Teknik bilgi formunda pek çok maddeyi “iyi biliyorum” diye doldurmuş. Bu maddelerden bir tanesi java teknolojileri ile yazılım geliştirmeyle ilgili. Aday bu soruya iyi biliyorum diye cevap vermiş. Hangi konularda yazılım geliştirme yapıyorsunuz diye sorduğumda başka departmandaki arkadaşlarım yazılım geliştirme yapıyorlar, oradan aşinayım diye cevap verdi. Veritabanı ile ilgili soruyu da iyi biliyorum diye doldurmuş. Bu konuda neler yaptığını sorguladığında veritabanı üzerinde SQL yazdığını, başka birşey yapmadığını söyledi. Peki en azından veritabanı konusunda eğitim aldınız mı diye sordum, “aldım, ileri SQL eğitimi” diye cevaplayınca görüşmeyi sonlandırdım.

Başka bir anektot :

Yıllar evvel bir adayla yaptığım görüşmeden bahsedeyim. Yazılım uzmanı pozisyonu için görüşmeler yapıyorum. Kariyer.net’den bulduğumuz bir adaydı. Adayın özgeçmişinde çalıştığı tarihler arasında bazı boşluk vardı ama herhalde özgeçmişini güncellemedi diye düşündük. O tarihte henüz herhangi bir insan kaynakları danışmanlık firması ile çalışmıyorduk, dolayısı ile herhangi bir öngörüşme olmamıştı. Adaya özgeçmişinde boşluk olan tarihlerde ne yaptığını sordum, havalara baktı ve hatırlamıyorum dedi. Acaba doğru mu duydum diye tekrar sordum, aday hatırlamadığını söyledi. Görüşmeyi sonlandırdım. Sanırım adayın hafızasında da ciddi boşluklar vardı.

Buket Dogan 
Banking Product Manager
Asseco SEE

####################################################################

http://www.icanrecruit.com olarak oncelikli olarak IT konusunda aday onerisi yaparak Recruitment konusunda “Social Crowd” ile beraber yeni bir is modeli yaratmaya calisiyoruz.

Ozetle, isi bileni bulmak icin isi yapanlara soruyoruz.
Tavsiye edebileceginiz biri var mi diyoruz.

Hangi is alanı olursa olsun, isi yapanlar, bu isin kimin daha iyi yaptigini bilirler.
Geri kalani “Soft Skill” olarak sınıflandirilabilir

Huseyin Yeni ,
Co-Founder  
iCanRecruit

####################################################################

Merhaba,

Biz kurumsal kaynak planlaması (genel bilinen kısaltmasi ile ERP) yazılımlarında dünya öncüsü olan SAP firmasının ürünleri için teknik konularda danışmanlık veren bir firmayız. İşimizin neredeyse tamamı standart yazılım üzerinde hazırda gelen uygulamaların ihtiyaçları tam olarak karşılamadığı durumlarda ek uygulamalar yapmak, bu sebeple ekibimiz yazılımcılardan oluşuyor. Ekibimize yeni arkadaşları alırken genel olarak okulların ilgili bölümlerinden tercihler yapıyoruz, ama tabii ki gelen CV’lerde lisans programı farklı olup da özel ilgisinden dolayı yazılımla tanışmış, kendini geliştirmiş adaylar ile de görüşüyoruz.

Firmamız büyük değil, çekirdek bir ekip var, bu sebeple iş görüşmelerimiz öyle törensel, bir kaç aşamalı falan değil. Önce insan kaynakları, sonra bölüm yönetici ile görüşme gibi çok da benimsemediğim bir yöntemi izlemiyoruz, zaten o kadar bölüm de yok firmamızda 🙂 . Çok istisnalar dışında genelde her adayın tek atış hakkı var, ilk görüşmede karar belli olur. Adayları genelde iki gruba ayırıyoruz, birinci grupta deneyimsiz olanlar ki bu gruba genelde okuldan yeni mezun olmuş olanlar ya da bizim konumuzda deneyimi olmayan ama genel yazılım deneyimi olanlar girer. Diğer grupta ise doğrudan bizim konularımızda deneyimi olan adaylardır, bunlar sektörde bilinen meşhur ABAP programlama dilini bilen ve birkaç projede yeralmış danışmanlardır.

Bu iki gruba göre adaylara farklı sorular yöneltiyoruz. İkinci grupta yeralan adaylara bu yazıda değinmeyeceğim, çok da gerekli değil, yazının amacına göre çok özel bir konu olarak kalır, zaten bu adaylar yaklaşık olarak nasıl bir görüşme yapacaklarını biliyorlardır. Birinci gruba giren ve bizim için sıfır kilometre sayılan adaylar için diyebileceklerim şunlar:

  • SAP firması nedir, ne yapar, yazılımları nelerdir, işletmelerde hangi problemleri çözmek için kullanılırlar ya da proje sıkıntılı giderse kendileri başlı başına nasıl probleme dönüşebilirler 🙂 , görüşmeye gelmeden önce bu konuda bir google araması yapsınlar bir zahmet. 5 çayına muhabbete beklemiyoruz.

  • ABAP programlama dilini de biraz google yardımı ile incelesinler, tonla yazılı ve görsel eğitim dökümanı bulabilirler. Aslında bu öneri diğer diller için de önemli. Burada bir tahminde bulunabilirsiniz, örneğin görüşmeye gideceğiniz firmanın web sitesinden hizmet verdikleri sektörde hangi yazılımlar üretiliyor, kullanılıyor gibi. Örneğin savunma sanayii konusunda çalışan bir firmada C/C++ büyük ihtimalle kullanılıyordur, görüşmede soru da yöneltilebilir, en azından bir göz alışkanlığınız olsun, dilin temel kavramlarını öğrenin. Veritabanı uygulamaları yapan bir firma ile görüşecekseniz kabaca sektörde yeralan veritabanları konusunda yine bir araştırma yapın, bunları daha önce okul projelerinizde kullanmış olmanız da gerekmiyor ama bir duymuşluğunuz olsun. Örneğin bir görüşmede aday staj yaptığı işletmelerde SAP kullanılıyorsa, burada hazırladığı örnek ABAP programları varsa yanında getirebilir, ilgilendiği problemi ve nasıl çözüm getirdiğini açıklayabilir. Şansını ciddi şekilde artırır.

  • Yeni adaylarda bizi en çok üzen ve hayal kırıklığına uğratan durum, meslekleri ile ilgili temel kavramları yeterince bilmiyor olmaları, akademik bilgi eksikliği. Ben görüşmelerde belirli bir programlama dili sormaktan özellikle uzak duruyorum. Çünkü her okulun tercihi farklı olabiliyor, bir kısmı yazılım derslerini Java tabanlı işliyor, bir kısmı .NET tabanlı, eminim başka dilleri kullanarak ders yapanlar da vardır. Ayrıca bizim açımızdan okullarda ve piyasada kullanılan tüm dilleri bilmemiz de pratik olarak mümkün değil. Bu sebeple görüşmelerde dilden ve teknolojiden bağımsız algoritma soruları yöneltiyoruz. Meşhur ve bana göre en primitif sorumuz, 1’den N’ye kadar olan sayıların içinde tek ve çift sayıların toplamlarını ayrı ayrı bulan programın sembolik kodunun yazılması. Aslında istediğimiz sembolik kod da değil, adaya kendisini nasıl rahat hissediyorsa öyle yazmasını söylüyoruz, çözümü düz yazı biçiminde de yazabilir. Örnek: Ekrandan N değerini al, döngü oluştur, sayaç değişkeni N’den küçük ya da ona eşit oluncaya kadar devam gibi (kalanını yazmıyorum, soruyu deşifre etmeyeyim :). Burada baktığımız, analitik düşünce yapısına sahip mi, problemi düzgün anlayabiliyor mu, kendini akıcı olarak ifade edebiliyor mu. Diğer genel sorular ise nesne tabanlı programlama dillerinde kullanılan kavramlara ait. Örneğin interface nedir (arayüz nedir diye sorunca programın ekranı diye cevap veren de oluyor tabii, ha yanlış mı o da tartışılır :), sınıf nedir, miras alma nedir, soyut sınıf nedir, arayüzle farkı nedir, hangi durumlarda hangisini tercih edersin gibi (epeyce kopya da vermiş oldum, soru setini yenileyeceğiz mecburen :). Zaten bunları da basitten zora doğru çıkarıyoruz, sınıf kavramını bilmeyen birine bunun bir de soyutunu sormanın anlamı yok tabii ki. Bu arada bu tarz soruların yeni adaylara yöneltilmesini doğru bulmayabilirsiniz, biz de bu konuda tümüyle doğru hareket ettiğimizi iddia etmiyoruz. Ama üzülerek söylüyorum, okullarda bu kavramları pek duymuyorlar gibi geliyor. Yazılım dersi sadece bir for ya da while döngüsünün sözdizimi kurallarını anlatmakla geçiyorsa ders programlarında ciddi revizyona gerek var demektir. Bu sebeple adayların okullarda öğrendikleri konuları okul harici ortamlarda da pekiştirmeleri, üzerine yeni konuları eklemeleri ve dilden bağımsız bu konuları da örnekleri ile incelemeleri çok faydalı olur. Örnek problem bulmaları ve kolları sıvayarak bilgisayar başında tasarım ve kodlamaya girişmeleri deneyim kazanmalarında çok faydalı olacaktır. Benzer sorular veritabanı konusunda da var. İndeks nedir, normalizasyon nedir gibi temel soruların yanında hikaye şeklinde yönelttiğimiz sorudaki kavramlara göre veritabanı tasarımı (hangi tablolar olacak, alanları neler olmalıdır, her tabloda hangi alanlar anahtar olacak, diğerleri ile bağlantıları nasıl olacak gibi) da istiyoruz. google’ın görüşmelerindeki soruları yöneltsek herhalde hep birlikte balataları yakarız 🙂 (bunları da incelemedik değil)

  • Bu kadar teknik mevzu ile birlikte tabii ki adayın genel duruşuna, iletişim becerilerine, projede nasıl davranabileceğine de bakıyoruz. ABAP danışmanlığı özellikle müşteri ortamında gerçekleştirilen bir iştir. Diğer yazılım firmalarında işin ana kısmı kodlama ise çalışan ağırlık olarak kendi firmasının ofisinde çalışıyor olabilir. Danışmanlıkta ise çoğunlukla müşteri ya da fonksiyonel danışman ile birebir iletişim kurulduğu için adayın genel tavrı, iletişim becerileri daha çok önem kazanıyor. Bu özellikler tabii ki yazılım firmasının kendi ofisinde çalışacaklar için de önemlidir ancak konu müşteri ile birebir irtibat olduğu durumda aday artık sadece bireysel olarak kendisini temsil etmekle kalmaz, çalıştığı firmayı da temsil ediyor olur. Aday teknik açıdan gayet sağlam olabilir ancak davranış açısından rahat konuşamayan “nerd” profiline sahipse kabul edemeyebiliriz. Çok konuşkan ya da çok suskun olmak iyi değil. Sorulara verdiğiniz yanıtların şekli, konuşma şekliniz, düşüncelerinizi akıcı ifade edebilmeniz çok önemli artılardır.

  • Görüşmede giyim önemli mi? Yazılımcı için bence çok da değil. İlla ki takım elbise ve jilet gibi gömlek ile gelmenize gerek yok, rahat olun, satış ekibi için başvurmadınız. Bu piyasada silikon vadisinde “open-collar” diye bir kavram var. Temiz kıyafet önemli, öncesinde yolda kahve dökülmesi gibi hafif kazalar olabilir, sorun değil. Hafif bir deodorant/parfüm kullanılabilir, şişeyi üstünüze boşaltmanın anlamı yok, hele ki yaz döneminde. Ancak bikini, Hawaii gömlek ve parmak arası terlikle gelirseniz sizi ofisimize en yakın tatil acentasına yönlendiririz 🙂

  • Mümkünse eliniz cep telefonunuza gitmesin. Bu özellikle ilk kez görüştüğünüz biri için çok kaba bir yaklaşım. Sessize alın, firmasına göre değişir tabii ama çoğunlukla görüşmeniz saatlerce sürmeyecek, idare edebilirsiniz. Bir görüşmemizde adaya soru sorarken telefonu çaldı, bakması gerektiğini söyledi, telefonu açtı, “Tamam” dedi ve sonrasında “Diğer taraftan aradılar, kabul ettim” dedi. Tabii ki çıkışa kadar eşlik etmedim, yolda da kulakları epeyce çınlamıştır.

  • Ücret konusunda size sorulursa beklentinizi mutlaka söyleyin. Hatta görüşmeye gelmeden bunun için öncesinde bir araştırma yapın lütfen. Söylememek özgüven konusunda görüşmeyi yapan kişide negatif düşünce oluşturur. Her firmanın kendi politikası vardır, görüşmeyi yapan kişi size başlangıç ücretini, varsa diğer haklarınızı ve olası artışları söyler. Bazen ilk görüşmede söylemeyebilir, beklenen kademelere birebir uymayabilirsiniz (bu genelde daha deneyimli kişilerde olabilir ancak yeni adaylar arasında da “genious” modeller çıkabiliyor), belki size özel bir ücrete karar verilecektir ve sonrasında size iletilecektir.

Tolga Togan Duz
Arista Bilgisayar Bilgi Teknolojileri ve Danismanlik Ltd. Sti.

Arista Information Technologies and Consulting

####################################################################

Deneyimli ya da yeni mezun adayların görüşmelerde genel olarak dikkat etmesi gereken konu başlıklarını ben 2 kategoride özetlemek istiyorum.

1. Temelde olması gerekenler ya da olmazsa olmazlar da diyebiliriz 🙂

  •  Görüşmeye zamanında gidin, geç kalınacaksa da muhakkak öncesinde görüşme yapacağınız kişiyi arayarak bilgilendirin.
  • Görüşmeye temiz, düzgün, ütülü kıyafetlerle gidin. Malum şu ara yaz olduğu için terden ıslanmış t-shirtler ya da gömleklerle görüşmeye gelenler oluyor. Bunun olmasına izin vermeyecek şekilde hazırlık yapmak lazım. Tabii ki kişisel temizlik de olmazsa olmazlardan. Bir keresinde adayın tırnakları uzamış ve içleri de simsiyah bir şekilde iş görüşmesine gelmişti. Tahmin edeceğiniz üzere elendi.
  • Başvurduğunuz şirket ve pozisyon hakkında mutlaka bilgi edinin. Görüşmeye gittiğiniz şirket ve pozisyon hakkında hiç bir şey bilmiyor olmanız sizi hem ilgisiz gösterecek hem de aday listesinin sonuna yollayacaktır.
  • Görüşme sırasında telefonunuzu sessiz konuma aldığınızdan emin olun, tabii telefonunuzu da masanın üzerinde bırakmanıza gerek yok bence 🙂

2. Sizi diğerlerinden farklı kılacak ve ön plana çıkaracak tavsiyeler;

  • Mümkünse görüşmeci hakkında bilgi edinmeye çalışın. Web üzerinde artık birçok kanal üzerinden bu bilgiye ulaşmak mümkün. Bu size avantaj sağlar. Ne seviyede bir görüşmeciyle karşılaşacağınızı bilmenizde fayda var.
  • Yanınızda bir not defteri bulundurmak ve gerekli yerlerde şirketle ve pozisyonla ilgili notlar almak sizin ciddiyetinizi ve istekliliğinizi gösterir.
  • Tabii ki istekliliğinizi göstermeniz gerekiyor. Bunu tavırlarınız, iletişim becerileriniz ve hevesinizle gösterebileceğiniz gibi ayrıca pozisyonun sizinle örtüşen yanlarını (bu deneyimleriniz ya da ilgi alanlarınız olabilir), bu role ve şirkete yaratabileceğiniz katma değeri anlatarak, aynı zamanda şirketin ürün/çözüm ağına olan yakınlığınızdan bahsederek de pekiştirebilirsiniz.
  • Kesinlikle egolu ve ukala bir tavırla görüşme yapmamanızı tavsiye ederim. Kendine güveninizi göstermeniz çok güzel ama o aradaki ince çizgiyi aşmamak lazım. Çoğu şirket bu sebepten dolayı her seviyede pozisyonda aday eliyor. Tabii ki burdaki gerekçe şirket içi çatışmaları önlemek, yönetici ve astlar arasındaki uyumu ve dengeyi sağlamak ve de sonuçta kurumsal iklimi ılımlı bir şekilde devam ettirmek.
  • Deneyimlerinizi yeterince ifade edin! Evet bu çok önemli. Deneyimlerinizden çok fazla ya da çok az bahsediyor olmak maalesef iyi karşılanmıyor. Çok az bahsettiğiniz takdirde yeterince kendinizi anlatamamış olursunuz ve de belki sizin önemsiz gördüğünüz konular karşı taraf için çok da önemli noktalardır. Bu yüzden mümkünse pozisyon ilanını okumak ve pozisyonun gereklerine uygun örtüşen ve güçlü yönleri görüşmede vurgulamak en doğrusu. İkinci olarak da görüşmeciye iletişim becerileriniz zayıf görünebilir. Çünkü büyük ihtimalle ağzınızdan kerpetenle laf aldığını hissedecektir 🙂
    Çok fazla bahsedersek ne olur? Bu seferde hem görüşme süresinin dışına taşmış hem de görüşmeciyi gereksiz detaylarla boğmuş olabilirsiniz. Bu da sizi çok geveze durumuna düşürebilir 🙂
    Burada aslında önemli noktalardan biri de sorunun cevabını fazla dolanmadan, fazla ayrıntıya kaçmadan ve de konudan sapmadan verebilmekte. Bazen adaylar anlatmaya başlıyorlar. Sonrasında öyle bir yerden çıkıyoruz ki soru henüz cevaplanmamış 🙂
    Tavsiyem görüşmeciyi gereğinden fazla ve konuyla ilgisiz detaylarla boğmayın 🙂
  • Beden dilinizi doğru kullanın. Bununla ilgili internette bir sürü yazı bulabilirsiniz. Özellikle oturuşunuzda kendine güvenen bir karakter sergileyeceğim derken,oturduğunuz koltuğa çok fazla yayılmak, bacağınızı dizinizin üzerine koyar şekilde oturuşlar segilemek, görüşmecide sizin ukala olduğunuza ve de ona karşı güç savaşı verdiğinize dair bir izlenim bırakacaktır.
  • Ve tabii kilit nokta, gülümsemeyi unutmayın 🙂

Hande Kizir
IT Recruitment Consultant
ZuzuHR Recruitment Agency

####################################################################

1) Mülakata girmeden önce başvurulan pozisyonun gereklerini yerine getirebilecek şekilde hazırlanmak, bu hazırlığı mülakatta karşı tarafa doğru aksettirebilmek, her zaman karşı tarafa güven verecektir. Yani developer isen yazacağın dilde belli bir hakimiyetinin olması, tester isen test metotları ile ilgili bilgin olması önemlidir.
2) Her ne kadar mülakata katılan her kişi aynı karakterde olmasa da (Bu durum 2 taraf içinde geçerli), ve bazen gergin mülakatlar yaşansa da, bilgili olmanın yanında kişilik olarak mütevazı ve karşı tarafı dinler, anlar olmak çok çok önemlidir. Bu özellik teknik becerilerin dışında işyerine alındığınız takdirde takım liderinden görev almaya hazır olduğunuz güvenini karşı tarafa verecektir. Çoğu kez ise başvuran kişi o kurumda çalışacağı müdürüyle mülakata girmektedir, kısa zaman bile olsa 30 dakikada içerisinde karşı tarafa verilen ister vücut dili, ister sözlü ifadeler, mülakat sonucunu belirleyicidir. Takim lideri sizi bu mesajlar ve görüşmedeki kan uyumu sonucu ise almak isteyecek yada tersi olacaktır. Bundan dolayı size ek olarak şunları tavsiye edeceğim; Lisans dönemindeyken yada kariyere yeni atıldığınızda, hayat tecrübenizide arttıracak sosyal organizasyonlarda yer almak dahil, iş tecrübenizi arttıracak bir şeyler yapmak çok çok önemlidir. Yani düşünün iş hayatından önce sosyal kulüp yada bir takım teknik, teknik olmayan organizasyonlarda görev aldınız veyahut part time işlerde çalıştınız.. öğrencilik sonrasında ufak tefek girişimci olarak işler yaptığınızı düşünelim, işte tüm bu küçük iş ve girişimcilik deneyimleri size iyi birer klavuz olacaktır.

Öğrencilikte çalışma hayatı hatta çocuk yaşlarda bir işler yapma ile ilgili size aşağıda yaşanmış ilginç, kafa aydınlatıcı gerçek örnekler verebilirim;
Benim tanıdığım iki arkadaşım çocuklukları yokluk içinde geçiyor… Hatta çocukken şu satıyorlar, çekirdek satıyorlar, boyacılık yapıyorlar.. Bu çocuklar biri bilgisayar biri elektronik mühendisliği okuyor.. Tabii bu arkadaşlarınki extreme cinsten ancak hikayelerinin sonu oldukça ilginç.. bu iki arkadaşta mezun olunca ancak küçük firmalarda iş bulabiliyorlar, sonra teknik tecrübeleri artıyor ve mülakatları geçerek Türkiyede çok büyük teknoloji firmalarında biri tester biri developer olarak gene alt pozisyonlarda ise başlıyorlar.. Yaklasik 5-6 yil sonra ikiside direktör pozisyonuna kadar yükseliyorlar, bu gerçek hikayelerin kahramanları farklı zamanlarda mezun olan ve kariyerleri tamamen bağımsız gelişen gerçek kişiler.. ortak noktaları çok. Çünkü bu iki insan hayata çok aşağıdan başlıyorlar buna rağmen o şartlarda Dostoyeveski romanlarına benzer atmosferlerde daha çocukken inanması güç insan hikayelerine, kendi ailelerinin inanılmaz hayat mücadelesine şahit oluyorlar.Düşünün, bir yanda 22-23 yasına gelmiş ama o ana kadar hiç çalışmamış yeni mezun bir mühendis o yaşlarda iş arayışına giriyor, öte yandan bu çocuklar 22 yasında belki 15 yıl tecrübeli bir çalışanın yaşadıklarına denk, o yaşa kadar zor şartlarda bir yaşam geçirmiş oluyor. Yani hayata çok aşağıda başlayan çocuklar bu durumu avantaja çeviriyorlar. Dolayısıyla oldukça fazla imkana sahip yeni neslin, ne liseyi, ne üniversiteyi nede mezuniyet sonrasını boş bırakmaması gerekiyor. Dünyada işler her zaman olacaktır, her zaman iyi nimetler bu işler sayesinde elde edilebilecektir.. Önemli olan o işlere girecek kişinin bu yarışa yada dayanıklılık sınavına güçlü olarak başlamasıdır. Bu güç sadece mülakatlara hazırlanarakta elde edilmiyor, ilmek ilmek o ana kadar yaptığınız her türlü ürün, üretim, her türlü küçük-büyük çalışma deneyimi, okuduğunuz kitaplara kadar herşey, evet o anda (diyelim ki bir mülakat anı) bir nevi kozmik olarak birleşiyor.
Son olarak şu söylenebilir, işe sizi alacak kişi doğrudan işyerinin patronu yada işyerindeki takım lideriniz olabilir, düşünürseniz aslında o kişiler iş yerinde hayat deneyimi ve iş deneyimi en çok olan kişilerdir, bahsettiğim şeyler bir bakıma o kişilerle aynı dili konuşabilmenin şartlarını da anlatmaktadır.

Özcan Özay
‎Director of Turkey R&D Cooperation and Pre-Research Department at Huawei,
BTK Standardization Committees Vice President

####################################################################

Kahve içmeyi öğrensinler 🙂 şaka bir yana, yeni mezunlarda beklediğim en önemli şey
“öğrenme isteği” , niyet var ise sorun yok.

Bir kaç küçük not daha, bir firma ile iş görüşmesine gidecekseniz

  • Firmanın sitesini ve ilgili haberleri inceleyin. Firma hakkında bilginiz olsun.
    iş görüşmesinde firma ile ilgili oldugunuzu gösterebilirsiniz
  • Mümkünse çevrenizden firma ile ilgili bilgi almaya çalışın. Daha önce orada çalışmıs
    tanıdıgınızın bir tanidigi olsa dahi , firma kültürü hakkında bilgi alabilirsiniz.
  • En kötü ihtimal grubumuz var sorabilirsiniz
  • Firmanın ilanını inceledikten sonra ilgili teknolojileri bilmiyor olabilirsiniz.
    Ama o ilana başvurduktan sonra görüşmeye giderken fikir sahibi olmamanız sizin hatanızdır.
  • Şöyle demeyin “Ama sen beni işe almazsan ben nasıl öğreneceğim”
    Benim cevabım, eğer bu işle ilgileniyor olsaydın en azında ilandaki konuları internetten
    araştırıp öyle gelirdin
  • Öğrenciyken yada öğrenirken yaptıgınız örnekleri anlatın. Mümkünse bir şeyler gösterin bize. Hiç olmadı bitirme projenizi anlatın, stajda fotokopi çektirdiler ama ben birşey öğrenemedim demeyin , eğer isteseydiniz sorarak bir sürü şey hakkında fikir sahibi olurdunuz.
  • CV’iniz hazırlarken tecrübeniz olmayabilir ama yaptıgınız projeleri , bu projelerdeki teknolojileri yazın lütfen. Sizi tanımıyoruz ve kendinizi anlatmanız için sadece 2 sayfalık bir belgeye güveniyoruz.

Ibrahim Demir
Head of backend development
trendyol.com

####################################################################

Benim dikkat ettiğim en öncelikli kısmı analitik düşünebiliyor mu olduğu
Bunu da problem gibi direk java ile ilgisi olmayabilen sorularla anlamaya çalışıyorum
Bunun dışında, takım çalışmasına yatkın mı, sorumluluk sahibi mi, bunlar gibi özelliklerini biraz konuşarak anlamaya çalışıyorum

Sinan Özışık
Payment Gateway Unit Manager
Asseco SEE

####################################################################

Herkese merhaba,
Öncelikle bu yazıyı yazma şansını verdiği için Levent’e teşekkürler.

Yazımın temelini sadece işe alım süreci olarak değil, genel olarak sektörde gördüğüm ve deneyimlediğim noktalar üzerinden genişleterek yazmaya çalışacağım. Umarım okuyan herkese biraz da olsa faydası olur.

Öncelikle daha çalışma hayatına atılmadan duyduğum bir sözü söyleyip sonrasında devam etmek istiyorum. “Kazan kazanır”. Bu ne demek? Açıkcası benim anladığım boş durmamak değil, karşınıza çıkabilecek her şansı değerlendirmek demek.

Şanstan kastım ne? Şahsen herkesin bir nebze olsun kendi şansını yarattığı fikrinden yanayım. Benim için bu bir şirkete mail atmamla başladı. Yazılımla alakası yoktu, ancak şu anda o şirketin ülke yöneticiliği işini yürütüyorum ve farklı bir deneyim sunuyor. Bu şansı sadece bir mail atarak türkçe bilen bir çalışana ihtiyaçlarının olup olmamasını sormamla başladı. Ve tam 7 senedir bu firma ile çalışıyorum. Belki denk gelmişsinizdir, bu site www.notebookcheck.com. Burada demek istediğim şey bazen hiç ummadığınız bir iş/ tecrübe bile sonrasında daha fazlasına imkan sağlayabilir.

Yazılım noktasında nasıl ilerlediğime gelecek olur isek. Açıkcası okulun 2. sınıfına geçtiğim yaz yaptığım tüm staj başvurularına olumsuz yanıt almıştım. O yazın başında okulun bir etkinliğine katılmış ve asistanlardan birinin dikkatini çekmiştim, tam IT sektöründe bana artık bir şans doğmaz derken asistanın yanında okulda çalışmaya başladım. Yaptığım şey aslında networking idi ve yazılımla çok alakam yoktu. Basit html, css bilgim vardı ve yanında linux öğreniyordum. Sonrasında çalışmam başka bir asistanın dikkatini çekti ve onun aracılığıyla Yonja.com bünyesinde çalışmaya başladım.

Bu noktada şirket kültürünün geleceğinize olan etkisinden biraz bahsetmek istiyorum. Gireceğiniz firmanın size sunabileceklerinin yanı sıra bence sormanız gereken en büyük soru geleceğinize ne katacakları. Benim şahsi görüşüm ilk birkaç sene kesinlikle ücrete takılmaması gerektiği. Bu kendinizi sömürtün demek değil, elbette hakkınız kazanın ancak size tecrübe konusunda iyi imkanlar sunan bir firmayı daha yüksek bir teklif için es geçmeyin.

Yonja’da işe başladığım zaman itiraf etmem gerekirse basit döngüler dışında bir şey bilmiyordum. Adam akıllı bir class yaz reflection olsun DB bağlantısını sağla deseniz hak getire. Çoğunuzdan berbat durumdaydım açıkcası. Ancak o dönemki teknik patronum benimle sürekli ilgilendi. Amerika’da olduğundan geceleri sürekli beraber çalışabilme şansım oldu. Gece 3’e kadar oturur sabah 7’de kalkar işe giderdim. Öğrenmek zevkliydi ve sürekli önüme yeni projeler sunuluyordu. Geçen zamanla beraber çoğu işi devralmaya başladım. Ancak teknik işlerin bence kötü yanı bir noktadan sonra kendisini tekrara vermesi. Bu noktada şirket kültürü ve yapısının etkisine geliyoruz. Sizi yenilik olarak ne kadar besleyebilecekler? Açıkcası benim için bu şirketin ödeme sistemlerini elden geçirmek oldu, sonra mobil projeler sonra sistem optimizasyonu, SEO, kod bakımı vs. vs. derken 3 senelik çalışmanın sonrasında Sr. Developer olmuş, bir sunucuyu baştan kurabilecek, her türlü scripti elbette Google yardımı ile ayağa kaldırabilecek, kompleks sayılabilecek DB sorunlarını çözebilecek hale gelmiştim. Şuna değinmek istiyorum, etrafımda gördüğüm çoğu kişi büyük firmalarda işe başlamanın hevesindeydi. Ancak benim deneyimlediğim büyük firmalarda genel olarak küçük çaplarda projelerde kalabileceğiniz, büyük çaplı işlere katılabilseniz bile küçük parçalarını yürütebileceğiniz yönünde. Dolayısıyla başlangıçta küçük başlayıp açlığınızı giderebilecek projelere sahip firmalarda tecrübe edinmek sizi sadece teknik anlamda değil aynı zamanda kişilik olarakta olgunlaştıracaktır. Daha fazla noktaya temas edeceğinizden, öğrenme zamanınız kısalır ve birden fazla noktaya temas edebilir hale gelirsiniz.

Değinilmesi gerekilen bir diğer noktada bundan 5-10 sene sonrasında ne yapmak istediğinizle alakalı. Bunu söylememin sebebi şu; açıkcası Türkiye gibi bir ortamda malesef çok fazla innovatif bir sistem mevcut değil. Dolayısıyla yazdığımız kod, kullandığımız teknoloji bir noktadan sonra tekrar etmeye başlıyor. Daha önceleri günler harcadığınız sorunlar belki artık birkaç dakikalık işler haline geliyor. Dolayısıyla iş tatmininiz azalıyor. Bu yüzden kendinize farklı yetiler katmanız şart. Ancak ben bunun yazılımla alakası olmaması gerektiğine inanıyorum. Eğer ilerlemek istiyorsanız vizyoner bir yapınız olmalı, elinizdeki işi sadece yapmak değil daha iyi nasıl yapabilirimi düşünmeniz gerekir. Yazdığınız programın amacı sadece çalışmak değil, nasıl daha fazla kullanıcıya hitap eder, en teknoloji özürlü kullanıcı bile nasıl rahat kullanabilir olmalı. Burada devreye UX giriyor, testing giriyor, heat-mapler, analizler, geri bildirim alma gibi gibi sıralanabilecek bir sürü alt kategori açılabilir. Bunun dışında artık deneyimli olduğunuz için insanlarla etkileşiminiz, ekibinizi motive edebilme, sorunlarıyla ilgilenebilme gibi soft-skill dediğimiz kişisel yetiler geliyor. Bunları malesef sadece kod yazarak kazanamazsınız. Ekonomi dergileri okuyabilir, internet trendlerini takip edebilir, kullanıcı deneyimlerinin paylaşıldığı siteleri takip edip yorumları okuyabilirsiniz. Kısacası demem o ki sadece koda gömülmeyin. Belli bir noktadan sonra sizden beklenen sadece kod yazmanız değil, aynı zamanda ekip yönetmek olacak ve inanın bir ekibi yönetmek kod yazmaktan çok daha zor. Ve bu gerekli yetileri kazanmak için tek bir kuruş ödemenize bile gerek yok… Google aslında bir bakıma her derde deva.

Bunun dışında tavsiyem çok fazla idealist olunmaması yönünde. Yani şunu demek istiyorum, çok iyi bir yazılımcı olmam lazım diye düşünmeyin, bence düşünülmesi gerekilen nasıl iyi bir sorun çözücü olurum? olmalı. Genelde ihtiyaç duyduğumuz şeyler aslında kriz anlarında sorun çözebilecek kapasitede kişiler. Boş vaktinizde neredeyse sınırsız zamanınız olduğunda özenerek belki en iyi kodu yazabilirsiniz ancak bir kriz anında çözümü ne kadar kolay bulabileceğiniz sizi farklı kılacaktır. Mutlaka bir sosyal hayatınız olmalı, basit de olsa bir hobiniz olmalı görüşündeyim. Bunu biraz da geleceğe yönelik söylüyorum. Yaşınız ilerledikçe kendinize ayırabileceğiniz vakit azaldığında yapamadığınız şeyler içinizde ukte kalabilir ve o zaman yapmak istediğinizde imkanınız olmayabilir.

Günün sonunda çok çalışmak değil, verimli çalışmaktır sizi öne çıkarıcak olan. Unutulmaması gerekilen anakartı yanmış bir robotun çöpten farkı kalmayacağıdır. O yüzden robot olmayın.

Peki iş görüşmelerinde ben ne arıyorum? Açıkcası çok fazla kod soran birisi değilim. Daha çok pseudo kod sormayı tercih ediyorum. Kuramsal sorularla yaklaşıp adayın spesifik bir soruna nasıl yanaştığını gözlemlemeye çalışıyorum. Adayı kodun başına oturtup şu kodu yaz demektense junior seviyesinde bir haftan var şu şekilde bir ihtiyacımız var ve en optimize şekilde nasıl yazarsın gibi sorularla yönlendiriyorum. Senior seviyesinde ise kuramsal yapıyı (DB olabilir, paralel işlemesi gereken bir yapı olabilir vs. vs.)tartışarak çözüm yetisini sorgulamaya çalışıyorum. Ancak benim nezdimde sorun çözebilir olmak önem taşıyor.

Yazı biraz uzadı, sonuca bağlamam gerekirse. Yeni başlayacak adayların bence küçük- büyük firma ayrımından ziyade tecrübe olarak o firmadan ne edinebileceklerine bakmalılar. Sadece kod öğrenmeye değil bunun dışında sistem yönetimine de biraz kaymaları gerekli. Zamanla sorun çözebilir ve masaya farklı fikirler koyabilir hale gelmeliler. Farklı ilgi alanları geliştirmeli, kendilerine katma değer katabilecek imkanları takip etmeliler. İnsan gerçekten kazdıkça kazanıyor, siz eşelemedikçe karşınıza yeni fırsatlar çok nadir çıkıyor.

Ümit Yılmaz Güneş
CTO, Head of Products – İştesosyal.com
GM, Yonja.com

####################################################################

ben yöneticilik yaptığım dönemde yaptığım mülakatlarda, yeni mezunlarda uzmanlık değil, genelde adayda özgüven, öğrenmeye açıklık, uyumlu ve ahlaklı olmasını ölçmeye çalışır kararımı ona göre verirdim. Kararlarımda, bir kaçı hariç, isabetli oldum. Adaylara önerim, pısırık olmamaları ve “Ne iş olsa yaparım abi” modunda olmamaları. Yeni mezunların teorik yönü güçlü olsa da pratik yönleri eksiktir. Kamu ile özel farklıdır tabi. Şimdi ben masanın öteki tarafındayım. Görüşmelerde genelde uzman olmayanlar mülakat yapmakta ve şayet sizin bilgilerinizin altında eziliyorlarsa kesinlikle olumlu kanaat beslemiyorlar. :-)) Uzmanlar tarafından bana yapılan mülakatlarda da gördüğüm şu. “Yav bu adam çok biliyor, ya yarın öbür gün benim sandalyeme oturursa” korkusuyla genelde “bizi sizi ararız” diyorlar. Yani çok bilmek de hiç bilmemek de özelde handikap oluyor :-)) Bence adaylar önce kendilerini mülakat yapanları ölçsünler. Ona göre davransınlar. Mülakat yapan İK müdürüyse genelde hobilerden, spordan filan bahsetsinler. BİM müdürüyse, hevesli olduklarını ama çok bilmediklerini hissettirsinler. Benim iki türlü de rol yapmaya yaşım müsait olmadığından kimse bunu yemiyor. Ama gençler böyle rol yaparsa mutlaka yerler. Bir de kesinlikle istedikleri rakamı belirlesinler ve beklentilerini açıkça söylesinler. Özet olarak; Mülakat esnasında mülakatı yapanı ezmesinler ama kendileri de ezilmesinler. Nasipten öte yol gitmez. Benim gençlere tavsiyem, birkaç kişi bir araya gelip bir şirket kursunlar. Kamu köreltir, özel ise ne ondurur ne kalkındırır. En doğrusu kendi işini kurmak. Belki bir kaç sene sadece karın tokluğuna çalışırlar ama gerçekten bu işi severek yaparlarsa 2 yıla kadar bir Bill bir Lery’imiz olur :-)) Türkiye, yazılım açısından henüz çok bakir ve potansiyelimiz çok güçlü. Potansiyel enerjiyi Hareket enerjisine çevidik mi, iş arayan değil işveren oluruz :-)) Ben şu anda yöneticilik pozisyonunda bir iş arıyorum. Henüz bulamadım ama birileri mutlaka keşfedecektir :-)) Geçler de şayet gerçekten hevesli ise mutlaka birileri keşfedecektir merak etmesinler :-))Bütün mesele, gençliklerini lak lakla, kahve köşelerinde değil, masa başında araştırmayla geçirsinler. Gerisi mutlaka gelir… Allah “İlmi isteyene, parayı da istediğime veririm” buyuruyor. Kim neye talip olduğuna iyi karar versin. Allah herkesin yardımcısı olsun…Ülkemizde bu sektördeki en büyük boşluk, ERP, CRM ve Network güvenlik yazılımlarındadır. Buna yönelmelerini tavsiye ediyorum herkese…Yanıma 2 tane akıllı adam bulsam CheckPoint tarzı bir şeyler yazıp pazarlamak isterim. Bu sekrörün aksakallısı olarak Şimdilik tavsiyelerim bunlar. Yöneticilik pozisyonunu buldum buldum, bulamadım bir bahçe aldım, orada çalışacağım :-))

Mehmet Hanifi Çelebioğlu
Consultant

####################################################################

Yeni mezunlar için (yazılım – java)

  • Motivasyonlarını çok yüksek olduğunu görmek istiyoruz.
  • Takım çalışmasına yatkın iletişim kurma becerileri düşük olmayan insanları tercih ediyoruz.
  • Java konusunda kendini geliştirmeye karar vermiş kişileri tercih ediyoruz. Bunu da şu özellkilere bakarak yapıyoruz ;
    • Java hakkında buldukları her şeyi okumaya çalışmak.
    • Örnek kodlamalar yapmak (kitap kodları, tutoriallar)
    • Yapmasını istediğimiz basit ama algoritmik küçük programları araştırıp yapabilmek
  • Temel düzeyde de olsa ingilizce

Tecrübeli adaylar için 

  • Sektörde kaç yıl hangi firmalarda hangi projelerde çalıştığına bakıyoruz.
  •  Tanıdık referans araştırıp hakkında bilgi almaya çalışıyoruz.
  •  Çalıştığı teknolojiler hakkında sorular sorarak ne bildiğini anlamaya çalışıyoruz.
  • Motivasyonlarını olduğunu görmek istiyoruz
  •  Takım çalışmasına yatkın iletişim kurma becerileri düşük olmayan insanları tercih ediyoruz

Volkan Istek
Müdür Yardımcısı ,Bizim Menkul Değerler A.Ş

####################################################################



Print Friendly, PDF & Email

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *